“Çocuklar yapılandırılmış ortamlardan ziyade doğal alanlarda oynadıklarında, kendi oyunlarını icat etme olasılıkları daha yüksektir. Doğal ortamda oyun, çocuklukta ve ilerleyen yaşlarda, kendi kendini yönetmede ve yaratıcı olmada anahtar bir faktördür.”

Richard Louv

Arsu Güzel Sanatlar Anaokulu Oyun Grubu, müzik ve sanat eğitiminde çocuklarla deneyimlenen 12 yıllık bir tecrübenin bahçe ve sanatın kaynağı olan doğaya kavuşmasıyla gerçekleşen hayalimizdir.

 

Müzik, dans, drama ve el sanatlarını bütüncül eğitim anlayışıyla, sanatı var eden doğa ile iç içe ve doğadan ilham alarak, çocukların aklını ve ruhunu besleyerek, onların akışında sunuyoruz. Çocukların becerileri ve hayal gücü, açık uçlu oyun, sanat, zanaat ve doğa ile gelişirken, doğanın onlara kattığı duyarlılık ve farkındalıkla, kaynağı kendinden doğan içsel değerlerin nasıl oluştuğunu gözlemliyoruz.

 

18-36 ay aralığındaki çocuklara yönelik, Ebeveyn katılımlı oyun gruplarımız yeni dönemde de devam ediyor!

 

  • Bahçede Serbest Zaman, Açık Uçlu Oyun, Elementer Sanat Eğitimi
  • Müzik, Hareket, Yaratıcı Drama, El Becerileri

 

Waldorf esintili oyun grubumuz, okul öncesi çocuklar için, tüm sanatların birliği fikrinden doğan; hareketi, doğayı, bilimi içine alan, elementer sanat eğitimi programıdır.

“Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.

Çünkü bilgi sınırlıyken, hayal gücü tüm dünyayı kapsar.”

Albert Einstein

 

Günümüzde her yerde karşılaştığımız ve artık alıştığımız, sınırları olan tek bir amaca hizmet eden, bir malzemenin sadece tek bir işe yaradığı oyuncaklar, hayal gücünü de sınırlar ve yaratıcılık yeteneği yeterince gelişemez, bu durum ilerde bir problem ile karşılaşıldığında koşullanmış bakış açısı nedeniyle sorunun çözümünü görmemize engel olur.

 

Oyuncaklar ve sembolik oyunlarla çocuklar, sınırlandırılmamış, yönlendirilmemiş soyut düşünebilme yeteneğini geliştirerek, hayal gücünü kullanabilmeyi öğrenirler.

“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oynar”

Garry Landreth

 

Her çocuk bir evren ve her çocuk içinde kendi eşsiz ve özgün özellikleriyle dünyaya gelir. Ancak eğitim adına sürekli olarak yapılandırılmış, sınırlandırılmış ve müdahale edilen bir ortama maruz kalan çocuklar kendi eşsiz özgünlüklerini, eğilimlerini, kendi kararlarıyla eylemlerinin sonucunu deneyimleyemez ve bunun neticesinde kendini tanımakta zorlanır, kendi gibi olmayı öğrenemez.

 

Serbest Zaman, çocuğun kendini tanıması için, kendiliğinden oyun kurabilmesi, sosyalleşmesi, akranları ile ilişkisini nasıl yönetmesi gerektiğini, kendi davranışlarını ve başkalarının ona karşı olan davranışları karşısında kendi tutumlarını fark etmesi, öz farkındalık ve öz saygının gelişmesi için elzemdir.